 | Seçkin Yayıncılık Tel : 0312-435 30 30 (Pbx) www.seckin.com.tr Ankara, 2002, 238 sayfa 11 YTL |
Son yıllarda tasarımların ekonomik öneminin artması kanun koyucuların ilgisini çekmeye başlamıştır. Bu bağlamda birçok ülke mevcut mevzuatını güncellemiş, konuya ilişkin mevzuata sahip olmayan ülkeler de yeni mevzuat hazırlayarak yürürlüğe koymuştur. Bu bağlamda Topluluk Hukukundaki düzenleme dikkat çekicidir. Bilindiği gibi fikri mülkiyet hakları bakımından ülkesellik ilkesi geçerlidir. İlkeye göre, bir hak hangi ülkede korunması talep ediliyorsa o hak bakımından ilgili ülke hukukunun gerekleri yerine getirilmelidir. Bu bağlamda tescile tabi patent, marka ve tasarım gibi fikri mülkiyet haklarının korunması hangi ülkede talep ediliyorsa o ülkede mutlaka tescili sağlanmalıdır. Demek ki, Amerika ya da Japonya’da tescilli bir patent veya tasarıma dayanılarak Türkiye’de koruma talep edilemez. Tescilsiz korumaya ilişkin düzenlemeler saklıdır. Hal böyle olunca hak sahiplerinin işini kolaylaştırmak bakımından uluslararası anlaşmalar kabul edilmiştir. Bu anlaşmalar ile büyük ölçüde başvuru ve tescil prosedürü kolaylaştırılmıştır. Yoksa bugün bir ülkede tescil edilen bir patent ya da tasarımın tüm dünyada ya da bir anlaşmaya üye ülkelerde korunduğu söylenemez. Özetle, patentler için PCT ve EPC; markalar için Madrid Anlaşması ve Protokolü; tasarımlar için Lahey Anlaşması gibi uluslararası metinler, bu anlaşmalara üye ülkelerde yapılacak olan tescil prosedürlerini kolaylaştırmıştır. Bu anlaşmalar ülkesellik ilkesini bertaraf etmiş değildir. Bugün dünyada ülkesellik ilkesini bertaraf eden oluşumlar da bulunmaktadır. Bunların başında Topluluk Hukukundaki düzenleme gelmektedir. Yine Benelüx (Belçika, Hollanda ve Lüksemburg) ülkelerindeki düzenleme de böyledir. Topluluk Hukukunda Topluluk Markası ve Topluluk Tasarımı kabul edilmiştir. Topluluk Patentine ilişkin çalışmalar şimdilik başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Buna göre, bir kişi bugün 25 üyeli Topluluğun tamamında geçerli olmak üzere Topluluk Markası ve Topluluk Tasarım belgesi alabilmektedir. Topluluk Markası ve Topluluk Tasarımına, Topluluğa üye ülke hukukları yerine, bunların üstünde olan (supra national) Topluluk Hukuku uygulanır. Özetle, bu belgeler bakımından Topluluk adete bir ülke gibi işlev görmektedir. 1996 tarihinden itibaren Topluluk Markası ve 2002 tarihinden itibaren ise, Topluluk Tasarımının uygulamaya konulması ile marka ve tasarım sahiplerine sağlanan bu kolaylıktan Türk vatandaşlarının da yararlanması mümkündür. Bu kitapta esas itibariyle Topluluk Tasarımı irdelenmiştir. Topluluk Hukukunda tescilli ve tescilsiz olmak üzere iki tür koruma düzenlenmiştir. Kitapta her iki koruma şekli de ele alınmıştır. Okuyucu, bir yandan Topluluk Tasarımı hakkında bilgi edinirken, diğer yandan, paralel mantığı içeren Topluluk Markası hakkında da bir fikir sahibi olacaktır. Kitapta Topluluk Tasarım tescilinin nasıl yapıldığı, istenen evraklar, hükümsüzlük, hukuki işlemler gibi konulara ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Şunu da belirtelim ki, bugün özgün tasarım geliştiren firmalar, tasarımlarını dünya çapında korumak istediklerinde Topluluk Tasarımı en iyi alternatif olarak görünmektedir. Bu mekanizmanın yanında ayrıca Türkiye’nin de taraf olduğu, tasarımların uluslararası tescilini konu alan Lahey Anlaşmasından yararlanmak mümkündür. Türkiye Lahey Anlaşmasının Cenevre Metnine taraftır. Hali hazırda anılan Anlaşmaya 17 ülke taraftır. * Kitap; Patent ve Marka Vekilleri, Akademisyenler, Araştırmacılar, Tasarımcılar, TPE Personeli İçin yararlı bir kaynaktır. |